YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7761
KARAR NO : 2012/42015
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Cezaevi idaresine karşı ayaklanma, Nitelikli mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen beraat kararına yönelik müdafiinin vekalet ücretiyle sınırlı olarak yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin, yüzüne karşı verilen 11/11/2010 tarihli karara karşı yasal süresi geçtikten sonra yapılan 22/11/2010 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
05/11/2003 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
3- Suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin nitelikli mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur.Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocukların, tutuklu veya hükümlü olarak bulundukları cezaevinde değişik gerekçelerle ayaklanma başlattıkları, kuruma ait camları kırdıkları, yatakları ateşe verdikleri, eşyaları dağıttıkları, bu şekilde şiddet kullanarak cezaevine ait ait eşyalara zarar verdiklerinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
765 sayılı TCK ‘nın 516/2-son maddesi gereğince hüküm kurulurken, hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hapis cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından, suça sürüklenen çocukların 18 yaşından küçük olması karşısında yargılamalarının kapalı oturumlarda gerçekleştirilmesi gerekirken bazı oturumların açık yapılarak CMK’nın 185. maddesine muhalefet edilmesindeki isabetsizlik telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK ‘nın 7/2 ve 5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe yasa belirlenirken, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK’ nın ilgili tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime elverişli olacak şekilde atılı suçla ilgili lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmeden ve bu şekilde; 765 sayılı TCK’nın 516/2, 55/3, 59. maddelerinin olay uygulanmasında sonuç olarak suça sürüklenen çocuklar hakkında 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedildiği, 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a, 152/2-a, 31/3, 62. maddelerinin uygulanmasında arttırımın en üstten uygulanması halinde dahi sonuç olarak 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilebileceği dikkate alınarak lehe yasa değerlendirmesinin de usulüne uygun yapılmayarak suça sürüklenen çocuklara fazla ceza tayini,
2-Suça sürüklenen çocuklar …, …, … ve … haklarında mala zarar verme suçunu işledikleri iddia edilmesine rağmen sevk maddesi olarak 765 sayılı TCK’nın 516/2 maddesi gösterilmemesi karşısında, 5271 Sayılı CMK’nın 226/2. maddesine aykırı olarak anılan yasa maddesinden ek savunma hakkı verilmeden TCK’nın 516/2 maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
3-Suça sürüklenen çocuklar …, …, … ve …’un mala zarar verme suçuna fer’i olarak iştirak ettiklerinin iddia edilmesine rağmen, lehlerine kabul edilen 765 sayılı TCK’nın 65. maddesi gereğince cezalarında indirim yapılması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması,
4-Suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocukların lehine olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5560 sayılı kanunla değişiklikten önceki 24.maddesi gereğince, atılı suçun uzlaşma kapsamında bulunduğu dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’ nın 253/4 maddesi gereğince usulüne uygun olarak uzlaşma hükümlerinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.