Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1874 E. 2013/20715 K. 23.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1874
KARAR NO : 2013/20715
KARAR TARİHİ : 23.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıkların, katılan …’ün yetkili olduğu şirkette bir süre çalıştıktan sonra 17.05.2008 tarihinden itibaren işyerine gelmeyerek, zilyetliği kendilerine devredilmiş olan şirkete ait dizüstü bilgisayar, muhtelif çek ve senetleri götürmek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların savunmalarında suça konu dizüstü bilgisayarın kendilerinde olmayıp şirkette olduğunu, muhasebe kayıtlarının bulunduğu iddia edilen dizüstü bilgisayarındaki bilgilerin 2007 yılının Kasım ayında ana bilgisayara aktarıldığını, suça konu laptopun şirket tarafından 26.04.2008 tarihinde servise gönderildiğini, 6943795 ve 6943796 no’lu çeklerin ise sözleşmenin bozulması nedeniyle keşidecilerine teslim edildiğini, yine 21.000,00 ve 34.000,00 TL tutarındaki çeklerin, tahsil edilmesi için şirket avukatı olan tanık …’a verildiğini, icra takibi yaptıkları senetleri ise kendi alacaklarına istinaden katılandan aldıklarını, paralarını alamadıklarından icra takibi başlatmak zorunda kaldıklarını belirtmeleri karşısında, muhasebe kayıtlarının tutulduğu Acer marka dizüstü bilgisayar, senet ve çeklerin demirbaşa kayıtlı olup olmadıkları ile hangi tarihte sanıklara teslim edildiklerinin ilgili şirketten sorularak buna ilişkin belgelerin dosya içerisine alınmak üzere ilgili şirketten istenilmesi, ayrıca sanıklara teslimi yapılan bilgisayarla servise
gönderilen bilgisayarın aynı olup olmadığının araştırılması, yine o dönemde katılan şirketin vekilliğini üstlenen tanık …’ın beyanlarında, 34.000,00 TL tutarındaki çekin, katılan şirket tarafından tahsil edilmiş olabileceğini, 21.000,00 TL değerindeki çeke ilişkin dosyanın ise Avukat … tarafından kendisine devredildiğini belirtmesi nedeniyle suça konu çeklerin akıbetlerinin araştırılması, aynı şekilde 10.000,00’er meblağlı iki adet çekin mallarının teslimatının yapılamaması nedeniyle keşidecileri olarak görünen şirket yetkilisi …’a iade edildiğine dair belge ibraz edilmesi ve tanık İbrahim’in beyanlarında, şirketine ait olan çekleri yapılması gereken teslimatın yapılmaması nedeniyle geri aldıklarını ifade etmesi dolayısıyla, bilgisayar ve çeklerin ne şekilde sanıkların uhdelerinde kaldığı araştırılıp tartışılması gerektiğinden ve sanıklar hakkında, bu dosyada yer alan suça senetlerle ilgili olarak, alacağı varmış gibi hareket etmek suretiyle katılan …’e karşı icra dairelerini aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/49 Esas sırasında kayıtlı devam eden bir dava bulunduğu belirtilmekle; ilgili dava dosyasının getirtilip, her iki dosya arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunup bulunmadığının araştırılarak birleştirme hususunun değerlendirilmesi, birleştirmenin mümkün olmaması halinde ise, dosyanın onaylı bir suretinin delil olarak … bu dosya içine konularak diğer delillerle değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumumun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.