Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20010 E. 2013/4675 K. 13.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20010
KARAR NO : 2013/4675
KARAR TARİHİ : 13.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda: Müştekiye ait ev telefonunu ve … aradığı bilgisini bir şekilde elde eden sanığın müştekiyi arayıp, fabrikada çalışmak üzere bekçiye ihtiyaç olduğunu, çalışmak istemediğini sorduğu olumlu yanıt alması üzerine bir buluşma yeri söyleyerek müştekiyi çağırdığı, bekçi elbisesi için paraya ihtiyaç var diyerek müştekinin kendisine 400 TL, 20 USD ve 1 adet 19 gram ağırlığındaki altın bileziği vermesini sağladıktan sonra ilerideki fabrikanın önündeki bayan yardımcı olacak bende bekçi kıyafetini alıp geliyorum diyerek olay yerinden ayrılmaktan ibaret eyleminin dolandırıcılık olduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezası uygalamasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 168/2 maddesi uyarınca 1/2 indirim yapılarak 2 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, zikredilen yasanın 62.maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, verilen 1 gün karşılığı adli para cezasının belirtilen yasanın 52/2 maddeleri gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den paraya çevrilerek sonuç olarak 20.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.