Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/26222 E. 2011/6481 K. 28.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26222
KARAR NO : 2011/6481
KARAR TARİHİ : 28.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sair aletle kilit açmak suretiyle hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların kastı katılana ait aracı götürmek olup, aracın doğrudan mülkiyetine yönelik olduğuna göre, aracı çalmak için aracın ön konsolu ve torpido gözündeki elektrik aksamına zarar verilmesi eylemi mala zarar vermek suçunu oluşturmadığı gözetilmeden, mahkemece karşılaştırma yapılırken 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesi ile uygulama yapılması,
2- Sanıkların, olay günü saat 01:30 sıralarında, katılanın evinin önünde kapıları kilitli şekilde park halinde olan otomobilinin sol ön kapı kolu altına soktukları bıçağı yukarı ittirerek, kapıyı açıp, düz kontak yaparak otomobili çalıştırmaya uğraşıp, otomobili çalıştıramayınca herhangi bir şey almadan olay yerinden kaçmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, 765 sayılı TCK’nın 493/1, 61. (5237 sayılı Kanunun 142/1-b, 143, 35) maddelerine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
3-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/2, 61, 522. (pek fahiş) maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanıkların eyleminin, 5237 sayılı TCK.nın 142/1-b, 143, 35. maddelerine uyan suçu oluşturduğu, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.