Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19961 E. 2013/4682 K. 13.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19961
KARAR NO : 2013/4682
KARAR TARİHİ : 13.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık hakkında, aynı işyerinde çalışan katılanlara borsada sözleşmeli broker olduğunu söyleyerek paralarını borsada değerledireceği vaadiyle, katılan …’den 50.000 TL, katılan …’dan 40.000 TL alıp geri vermemek suretiyle dolandırıcılık suçundan açılan davada,
İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına yazı yazılarak, sanığın 17.10.2005 tarihinden 31.12.2005 tarihine kadar borsada hisse alım satımı yapıp yapmadığı, yapmışsa, hangi miktarlarda alım satım yaptığı ve bu işlemler nedeniyle para kaybedip kaybetmediği hususları sorulduktan sonra elde edilecek sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.