Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/7430 E. 2022/132 K. 11.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7430
KARAR NO : 2022/132
KARAR TARİHİ : 11.01.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.11.2019 tarih ve 2019/183 E. – 2019/503 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan …’in davacı aleyhine her biri 10.000 TL bedelli iki adet çek nedeniyle takip başlattığını, bu çeklerin diğer davalı …’e verilmek suretiyle keşide edildiğini, …’e verilmeden bu çeklerin çalındığını ve … adına sahte imzayla ciro edildiğini ileri sürerek, bu çeklerden ve yapılan icra takiplerinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, çeklerin davacı tarafından … lehine keşide edildiğini, lehtarın cirosu ile düzgün bir ciro silsilesinin olduğunu, davalının iyiniyetli olduğunu savunarak, imzaların istiklali ilkesi gereğince davanın reddini istemiştir.
Davalı …, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 818/1-c maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 677. maddesi uyarınca imzaların istiklali prensibi nedeniyle kambiyo senetlerindeki her imza sahibinin kendi imzasından sorumlu olduğu, başkasının imzalarının sahte olmasının imzasını inkar etmeyenlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, çeklerin dış görüşünde ciro silsilesinde bir kopukluk mevcut olmadığı gibi, davalı … tarafından imzasının sahteliğinin de ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çekler nedeni ile borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup dava konusu çeklerin keşidecisi olan davacı, her iki çekteki davalı …’ ün imzalarının sahte olduğunu iddia etmektedir. Davalı … ise davacının çekleri düzenlendiğini ancak kendisine teslim etmeden çaldırdığını ve çek bedellerini davalıdan tahsil ettiğini bildirmiştir. Davalı … ise çeklere ciro yolu ile hamil olmuştur. Dava konusu çeklerdeki ciro silsilelerinde dış görünüş itibari ile bir kopukluk görülmemektedir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 818/1-c maddesi göndermesi ile 677. maddesi uyarınca imzaların istiklali prensibi gereği kambiyo senetlerindeki her imza sahibi, kendi imzasından sorumludur. Bu durum karşısında bir imzanın sahte olması imzasını inkar etmeyen diğer imza sahiplerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle mahkemece uyulan Yargıtay bozma ilamı da göz önüne alınarak davalı …’ın beyanına göre hakkındaki davanın kabulüne, davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken bozma ilamının yanlış değerlendirilmesi sonucu tüm davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.