YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4353
KARAR NO : 2012/363
KARAR TARİHİ : 17.01.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, çocuk yuvası ve etüd merkezi çalıştırmak için davalı ile aralarında bir adi ortaklık kurduklarını resmi işlemlerin idareci ortak olan davalı adına yapıldığını, kar ve zararın yarı yarıya olmasının kararlaştırıldığını, ortaklık için 10.000 TL nakit para verdiğini ve aynı zamanda haftanın belli günlerinde öğretmenlik yaparak emeğini koyduğunu, ancak davalının şimdiye kadar kendisine kar payı vermediği gibi hesap vermekten de kaçındığını, ortaklığın devamı imkanının kalmadığını ileri sürerek davalıdan hesap istenmek suretiyle ortaklığın fesih ve tasfiyesini, fazlası saklı kalmak üzere 6000 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında kurulan adi ortaklığın feshedildiğinin tesbiti ile, mahkemenin yaptığı tasfiye sonucuna göre davacının idareci ortak olan davalıdan alacağının bulunmadığı, davacının davalıya tasfiye sonucuna göre 775,59 TL borçlu bulunduğunun tesbiti ile bu paranın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacının alacak talebi sabit bulmadığından reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının şahsi harcamaları için ortaklıktan 4537,84 TL para çektiği belirtilmiş ve mahkemecede bir husus kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Bilirkişi bu belirlemeyi ortaklığın ticari defterlerine dayanarak yapmıştır. Ne varki, ticari defterlerin noter kapanış tasdiklerinin yapılmadığı gibi, defterlerin idareci davalı ortak tarafından tutulduğuda anlaşılmaktadır. Davacı, davalının yönetici ortak olduğu işletmeden para almadığını iddia etmiş olup, davacının gerçekten ortaklıktan para aldığına dair davacının imzasını ve kabulünü taşıyan bir belge sunulmamıştır. Az yukarıda belirtildiği gibi, davalı idareci ortak tarafından tutulan ve noter kapanış tasdikine yaptırılmayan ticari defterlere dayanılarak davacının ortaklıktan para aldığının kabulü olanaksızdır. Hal böyle olunca davacının ortaklıktan 4537,84 TL para aldığının yasal delillerle kanıtlanamadığı kabul edilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2.75 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 17.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.