Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/3749 E. 2012/362 K. 17.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3749
KARAR NO : 2012/362
KARAR TARİHİ : 17.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı asıl …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu ve davalının aleyhine açılan boşanma davasında davalıyı temsil ettiğini, ancak davalının kendisinin muvafakatı olmaksızın 14.11.2006 tarihli celseye başka bir avukatta katıldığını bunun üzerine 17.11.2006 tarihinde haklı olarak istifa ettiğini, davalının müvekkil vekalet ücreti ile karşı yan aleyhine hükmedilecek vekalet ücretinden sorumlu olduğunu, ancak davalının bu ücretleri ödemediği gibi icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davacının kendi isteği ile davayı takip etmekten vazgeçtiğini şifahen beyan etmesi nedeniyle başka bir avukatı vekil tayin ettiğini, boşanma davası para ile ölçülmediği için maktu vekalet ücreti istenebileceğini, boşanma davasında verilen kararın kesinleşmemesi nedeniyle ücretinde henüz muaccel hale gelmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının aleyhinde açılan boşanma davasında karşı dava olarak 800.000 TL talep ettiği, davalının haklı olarak istifa etmesi nedeniyle 800.000 TL üzerinden 80.000 TL vekalet ücreti ile karşı yan vekalet ücreti 500 TL olmak üzere 80.500TLücret isteyebileceği kabul edilerek ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendi kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının eşi tarafından davalı aleyhine … Aile Mahkemesinin 2005/542 esas sırasına kayıtlı boşanma istekli dava açıldığı davalı asılın davaya cevap verirken aleyhine açılan boşanma davasının reddi ile karşı yanın kusurlu olması nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini istediği ve kusurlu olan davacı tarafından maddi ve manevi tazminat olarak 800.000 TL talep edildiği anlaşılmaktadır. Davacı eldeki davada, boşanma davasında karşı dava olarak talep edilen 800.000TL üzerinden hesaplanacak müvekkil vekalet ücreti ile, karşı yan aleyhine hükmedilecek vekalet ücretini istemektedir. Hemen belirtmek gerekirki; davalı, davacının muvafakatı olmaksızın başka bir avukatı vekil tayin ettiği için davacının istifa etmesi haklı nedene dayanmakta olup, bu nedenle vekalet ücretini isteme hakkına sahiptir. Ne varki, davalı boşanma davasına karşı dava olarak boşanma talebinde bulunmuş ve aynı zamanda fer’i talep olarak da tazminat istemiştir. Boşanma davası para ile ölçülemeyen bir dava olup maktu vekalet ücretine tabidir. Boşanma talebinin fer’isi niteliğindeki maddi ve manevi tazminat talepleri için ayrıca vekalet ücretine hükmedilmez. Bu itibarla istifa etmekte haklı olan davacı avukat ancak maktu vekalet ücreti isteme hakkına sahip bulunmaktadır. Mahkemece, davacı avukatın davalı müvekkilinden boşanma davasına özgü maktu vekalet ücret isteyebileceği kabul edilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şeklinde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 17.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.