YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9554
KARAR NO : 2012/384
KARAR TARİHİ : 17.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne,kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendi adına kayıtlı olan dairenin davalıya devredilmesi, davalı adına kredi çekilmesi ve ancak kredi borcunun kendisi tarafından ödenmesi ve akabinde tapunun tekrar kendi adına tescili hususunda davalı ile yazılı sözleşme yaptıklarını, davalı adına çekilen kredi borcunun kendisinin ödemeye devam etmesi sırasında, davalının dava dışı şahsa muvazaalı olarak borçlanması nedeniyle dairenin icra müdürlüğünce üçüncü sahsa satıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, aksi halde evin değerinin ödenen kredi değerinden fazla olması nedeniyle fazlası saklı kalmak üzere 500 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalının Cumhuriyet Savcılığına verdiği şikayet dilekçesinde kredi borcunun davacı tarafından ödendiğini kabul ettiği, 20 ay ödenen kredi miktarının 32.200,80TL olduğu ve ancak talepte bağlı kalınması gerektiğinden bahisle 20.000 TL’nin tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı eldeki davada, tapunun iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde 500TL’nin tahsilini istemiş, 31.8.2010 tarihli dilekçe ile de, dairenin adına tescilini olmaz ise 2 yıl boyunca ödediği miktarın bilirkişi marifetiyle tespit edilerek (her ay için 1698) toplam miktarın faiziyle ödetilmesine karar verilmesini istemiş ve ancak toplam miktarı bildirmediği gibi herhangi bir harç da yatırmamıştır. Bu itibarla davasının 31.8.2010 tarihli dilekçesinin usulüne uygun olarak verilmiş ıslah dilekçesi olduğu kabul edilemez. Öte yandan dosya içinde davacının davadaki talebini ıslah ettiğine dair başka bir beyanın da rastlanmamıştır. Hal böyle olunca davacının, usulüne uygun bir ıslah talebinin bulunmadığı kabul edilerek dava dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınarak 500TL’sına hükmedilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek dava dilekçesindeki talebi aşar hükümde ve yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 297.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.