Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/3464 E. 2022/1025 K. 24.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3464
KARAR NO : 2022/1025
KARAR TARİHİ : 24.02.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; maliki olduğu taşınmazın genel tadilatı kapsamında yer, duvar seramikleri, elektrik tesisatı, amerikan kapı, parke silim işlerinin yapımı için davalı ile aralarında 10.07.2011 tarihli sözleşme düzenlendiğini, imalât bedelinin 8.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını, davalıya 7.000,00 TL ödendiğini, buna rağmen davalının işi eksik ve kusurlu yaptığını, mahkemede yaptırdığı tespitte eksik ve kusurların giderilmesi için 5.000,00 TL gerektiğinin belirlendiğini açıklayarak bu bedelin 183,00 TL tespit masrafı ile birlikte 5.183,00 TL olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmede kararlaştırılan imalâtları eksiksiz olarak yaptığını, sözleşme bedelinden 1.000,00 TL’nin ödenmediği gibi ayrıca sözleşme dışı imalâtlar nedeniyle 7.000,00 TL alacağının bulunduğunu, davacının bu borcunu ödememek için eldeki davayı açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Adil yargılanma hakkı Anayasamızın 36/1 maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasanın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK’da da yer verilmiştir. HMK 297. maddeye göre hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri yer almalı ve sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Söz konusu açıklamayı uyuşmazlığımız bakımından değerlendirdiğimizde, mahkeme tarafından kaleme alınan gerekçeli kararda, dava ve cevap dilekçeleri özetlenirken somut dosyayla ilgili olmayan başka bir dosyaya ait iddia ve savunmanın özetine yer verildiği, 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesine uygun olarak dava ve cevap dilekçeleri özetlenmediğinin kabulü gerektiği kararda bu şekilde çelişki yaratılarak mahkeme kararlarının tereddüt doğurmayacak şekilde açık olması kuralına aykırılık oluşturulduğu anlaşıldığından kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.02.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.