Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/19370 E. 2013/15849 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19370
KARAR NO : 2013/15849
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme karşı katılanlar vekillerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2- Sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme karşı sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, sanık hakkında 06/12/2011 tarihinde verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı sanık müdafiinin, 12.12.2011 havale tarihli dilekçesi ile yaptığı itirazı üzerine, … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yaptığı inceleme sonucunda verdiği red kararı
ile verilen hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
3- Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılanlar vekillerinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıkların usulsüz olarak 2004 yılı DGD ödemelerinden faydalanmak için 12/08/2004 tarihinde başvuru yapmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla 21/02/2005 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, iddianamenin tanzim edildiği tarih itibariyle sanıklara ödeme yapılmadığından suçun teşebbüs aşamasında kaldığı, kurum tarafından sanıkların yargılanması aşamasında sehven yapılan ödemelerin yeni bir dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağı, karar başlığında 2004 yılı oyarak gösterilen suç tarihinin 12/08/2004 tarihi kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıklara yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezasının miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesine göre, hesaplanan beş yıllık dava zamanaşımının; sorgularının yapıldığı 27/04/2005 ve 08/02/2007 tarihleri ile 21/10/2013 olan temyiz inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 24/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.