YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2409
KARAR NO : 2013/4010
KARAR TARİHİ : 06.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın daha önceden haklarında karar verilen sanıklar …, …, … …, …, … … ve … … ile birlikte, müşteki …’un İstanbulda yaşaması ve Elazığ’da kıymetli arsalarının bulunduğunu tespit ettikleri, sanıklardan … için resmi altında Elazığ nüfus müdürlüğünden, şikayetçi … adına … seri nolu 29.08.2008 tarihli … kimlik bilgilerini taşıyan … nüfus cüzdanını çıkarttıkları, Elazığ … Hastanesinden, sanık …’i şikayetçi …’miş gibi heyete sokarak müşteki …’un tasarruf ehliyetine haiz olduğuna dair 3464 nolu sağlık kurulu raporunu aldıkları ve bu belgelerle Elazığ 3. noterliğine müracaat ederek, 03/09/2008 tarihinde 18576 yevmiye no ile şikayetçi …’in Elazığ ili … Mah. 549 Ada 13 parsel numarasına kayıtlı 430, 51 metrekare arsa, 550 Ada 13 parsel numarasında kayıtlı 435,40 metrekarelik arsa, 550 Ada 14 parsel numarasında kayıtlı 532,70 metrekarelik arsalar üzerinde satış da dahil her türlü tasarrufu yapabileceğine dair sanık …’e vekaletname verdiği, sanıkların şikayetçiye ait gayrimenkulleri gösterir krokiler ile, gayrimenkulu satmak üzere emlakçıları dolaşmaya başladıkları, sanıklardan …’nın tanık … …’ın yanına giderek şikayetçi …’e ait gayrimenkulleri satmak istediği ve şikayetçiye ait vekaletlerinin bulunduğunu belirterek, arsaların satışı hususunda pazarlıklara başladığı, tanık …’in sanık … ile yaptığı pazarlık sonucu tek arsa için 130.000 YTL, diğer iki arsa için 415.000 YTL üzerinden satım konusunda anlaştığı, sanık …’nın … vekaletname ve kimlik suretlerini tanık … …’a bırakarak, tapuda devri verildikten sonra parayı almak üzere pazarlığı sonlandırarak tanığın yanından ayrıldığı, tanık …’in gayrimenkulun gerçek sahibi müşteki …’e ait telefon numarasını bularak, şikayetçi ile görüşüp durumu anlattığında, müştekinin vekaletin … olduğunu belirterek, işlerini takip eden şikayetçi …’yi tanık …’in yanına gönderdiği, şikayetçi …’nin tanık …’teki vekalette bulunan fotoğrafın şikayetçiye ait olmadığını gördükten sonra, tanık … ve kolluk kuvvetleri ile işbirliği halinde sanık … ile arsalara alıcı olarak pazarlık yapıp anlaştığı, sanıklar … ve …’in pazarlığı biten gayri menkullerin devri için tapu müdürlüğüne gittiklerinde sanıkların tapu dairesinde yakalandıkları, anlaşılmakla dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.