YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19844
KARAR NO : 2013/4072
KARAR TARİHİ : 06.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; … … sahibi sanık … ile kalfaları sanıklar … ve …’ın temin ettikleri sağlık karnelerine, sahte küpürlü pahalı ilaçları tanıdık doktorlar vasıtasıyla yazdırdıkları ileri sürülerek kolluğa ihbar yapıldığı, bu nedenle eczane ile sanık …’in kullandığı araçta yapılan arama sonucunda … mensuplarına ait toplam 82 adet sağlık karnesi, 3 adet yeşilkart, 483 adet reçete, 371 adet muhtelif ilaç kutusu, ilaç küpürleri sevk kağıtları, 6 adet sağlık raporu, 1 adet fatura bulup bunlara el konulduğu, bu eşyalar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 31/01/2008 tarihli bilirkişi raporunda, sahibi belli olmayan kesilmiş ilaç küpürlerinin 1221 adet olduğu ve toplam tutarın 9.992.82 TL olduğu bu küpürlerin kullanıma hazır halde olduğu, ileride kullanılmak üzere saklandığı bu küpürlerin kullanılması durumunda kamu kurumunun zararına sebebiyet verebileceğinin belirtildiği, bu şekilde sanıkların kamu kurumu zararına teşebbüs suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, el konulan belgelerin sahte olmadığı ve ilgili belgelerin katılan kuruma fatura edilmediği bu nedenlerle, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanıklar hakkında kurulan beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.