Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19822 E. 2013/4017 K. 06.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19822
KARAR NO : 2013/4017
KARAR TARİHİ : 06.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müştekinin aracının evinin önünden çalındığı, harici araştırması sonucunda sanığa ulaştığı, sanığın aracı kendisinin çaldığını,bir başka şahsa verdiğini, 500 TL verdiği takdirde aracı teslim edebileceğini söylediği, müştekinin sanığın kardeşinin hesabına 500 TL’yi havale ettiği ancak sanığın aracı teslim etmediği, anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Kabule göre,
5237 sayılı Kanun’un 52/1.maddesinde “Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın sanık tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 52/3.maddesine göre “kararda adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir” hükmü karşısında, mahkemece sanık hakkında anılan Kanun’un 157/1.maddesi uyarınca suçun işleniş şekli ve özellikleri gibi gerekçelerle hapis cezasının alt sınırdan takdir ve tayin edildiği halde, öncelikle adli para cezasının tam gün olarak tespit edilmesinden sonra bir gün karşılığı takdir edilen miktar belirlenerek netice ceza tayin edilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek 304 adli para cezası ile cezalandırılmasına şekilnde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hükümde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 304 gün adli para cezası cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ”5237 sayılı TCK’nın 157/1.maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62.maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.