Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2013/7416 E. 2013/17363 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7416
KARAR NO : 2013/17363
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalıların satın aldıkları büyükbaş hayvanların karşılığı olarak dava konusu üç adet senedi verdiklerini, bu senetleri vadesi geldiğinde ödemediklerini, 10.02.2010 tarihinde borcun kısmen ödendiğini kalan kısım için şahit huzurunda sözleşme yaptıklarını, yeni sözleşmeyle kararlaştırılan tarihte borcun yine ödenmediğini, davalılar aleyhine icra takibi yapdığını ve davalıların yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş fakat davalılar yargılamaya katılmamışlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 9.000.00 TL asıl alacak 9.000.00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.000.00 TL için davalılar aleyhine icra takibi yapmıştır. Davacı davalılar aleyhine takip yapmış olup davalıları icra takibinden önce temerrüte düşürdüğünü ispat edememiştir. Davalıların temerrüte düşmesi için B.K. 101.maddesi gereğince ayrıca temerrüt ihtarı gerekir. BK.nun 2013/7416-17363
101.maddesi hükmüne göre, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı bu madde hükmüne göre davalıları temerrüde düşürmediğinden icra takibi ile işlemiş faiz talebi yerinde değildir. Mahkemenin işlemiş faiz yönünden kabulü hatalı olmuştur. Kaldı ki, ancak asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilebilir. Oysa ki, Mahkeme kararında asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiş bulunmaktadır. Mahkemece, değinilen bu yönler göz ardı edilerek temerrüte düşürülmeyen davalılar aleyhine takip öncesi dönem için işlemiş faiz talebinin kabul edilmesi ve sadece asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, işlemiş faizi de kapsayacak şekilde takip konusu toplam alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davalılar temyiz dilekçelerinde davacı ile dava konusu borca ilişkin olarak yeniden bir sözleşme imzaladıklarını, borcun 6.000.00 TL kısmını ödediklerini, 6.000.00 TL borçlarının kaldığını iddia etmişler ve bu iddialarına ilişkin olarak 30.06.2012 tarihli belgeyi dosyaya sunmuşlardır. Ödeme belgesi ve davalıların borcunu ödediğine dair savunması ödeme defii niteliğinde olup her zaman ileri sürülmesi mümkündür. Hal böyle olunca; davalıların iddialarının araştırılması gerekir. Mahkemece, davalıların delil olarak sunduğu ödeme belgesi araştırılarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. Bentler gereğince temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.