Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/20384 E. 2012/358 K. 17.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20384
KARAR NO : 2012/358
KARAR TARİHİ : 17.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne,kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 111300 numaralı tarımsal sulama aboneliğinin müvekkili adına kayıtlı olduğunu, aboneliğin bulunduğu araziyi 2005 yılından beri kullanmadığını, 26/09/2005 tarihinde başvurusu üzerine elektriğin kesildiğini, 2008 yılında yapılan kontrolde sayacın mührünün kırık olduğu belirtilerek 04/12/2008 tarihli 4.360, 50 TL bedelli kaçak faturasının tanzim edildiğini, ödenmemesi üzerine … İcra Müdürlüğünün 2009/2784 esas sayılı takip dosyası ile takip yapıldığını, elektriğinin 2005 yılından bu yana kesik olduğunu, elektriği kestirirken tüm borcunu ödediğini, sayaca herhangi bir müdahalesinin olmadığını belirterek; 04/12/2008 tarihli ve 4.360, 50 TL bedelli kaçak elektrik faturasının iptaline, davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; davacının dava konusu 04/12/2008 tarihli ve 4.360, 50 TL meblağlı kaçak faturası nedeniyle davalı şirkete 1.797, 50 TL borçlu olup, fazlaya ilişkin borcu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen Kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereklidir. Somut uyuşmazlıkta ise, davacı ile davalı arasında mesleki amaçlı tarımsal sulama aboneliği sözleşmesi bulunduğundan davacı tüketici tanımına uymadığı gibi, olayda 4077 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması da mümkün değildir. Bu duruma göre uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Öyle olunca mahkemece davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.Bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, (2) no’lu bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 45.00 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 17.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.