YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12360
KARAR NO : 2013/15113
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan …’ın, sevk ve idaresinde bulunan araçla İhsaniye köyü kavşağından süratli bir şekilde geçiş yaptığı esnada, kavşakta karpuz satmakta olan sanık …’ın katılanı ikaz etmesi üzerine, katılanın aracıyla geri geri gelerek sanık … ile tartışmaya başladığı, sanık …’nın oğulları olan suça sürüklenen çocuk … ve …’ın da olay yerine gelmelerinden sonra, sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun katılanın aracına vurmak suretiyle zarar verdiklerinin anlaşıldığı olayda;
A- Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Suç tarihi itibariyle 18 yaşından büyük olan sanık …’ın yokluğunda verilip 22/02/2011 tarihinde tebliğ olunan mahkumiyet hükmüne yönelik, sanığın babası …’ın 28/02/2011 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından ve sanık tarafından düzenlenmiş bir
temyiz dilekçesinin de dosya arasında bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
B- Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
C- Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanıklar … ve …’ın kovuşturma aşamasında 18 yaşından büyük olmalarına rağmen, suça sürüklenen çocuk …’ın hüküm tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olması karşısında, yargılamanın kapalı oturumlarda gerçekleştirilmesi gerekirken oturumların açık yapılması ve hükmün aleni okunması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine muhalefet edilmesi telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5395 sayılı Kanun’un 3/a-2 maddesine göre, kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için, “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin kullanılması gerekirken, “sanık” ifadesine yer verilmesi,
2- Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayacağının değerlendirilmesi açısından; suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/10/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.