YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6188
KARAR NO : 2012/42230
KARAR TARİHİ : 26.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, yaralama, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik incelemede
5271 Sayılı CMK’un 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’un 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde
Sanık hakkında tek eylemle neden olduğu hem mala zarar verme hem de basit yaralama suçundan hüküm kurulmuş ise de; “Sanığın mağdurun gözüne yumruk vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına ve gözlüğünün kırılmasına sebebiyet verdiği olayda, bir fiil ile kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarının oluştuğu, sanığın hukuki durumunun TCK’nun 44.maddesi uyarınca farklı nevi’den fikri içtima hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği” sözkonusu suçlardan ağır olanın 5237 Sayılı TCK’nun 151/1 madde kapsamında mala zarar verme suçuna ilişkin düzenleme olduğu mahkeme kabulünün yerinde olduğu gözünde gözlük bulunan kişiye gözlüğünüde hedef alarak kafa atma eyleminde olası kastın sözkonusu olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
5237 Sayılı TCK’nun 151/1 maddesinde hürriyeti bağlayıcı ceza ve adli para cezası seçenek olarak belirlenmiş olup seçenekli yaptırımlardan hapis cezası tercih edilip belirlendikten sonra hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.