YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3157
KARAR NO : 2013/4118
KARAR TARİHİ : 06.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Şikayetçi …’in sanıklar hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Suçtan zarar görmeyen şikayetçinin kamu davasına katılma talebinin mahkemece reddedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, katılan sıfatını alamayan şikayetçi vekilinin hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, şikayetçi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2- Şikayetçi Hazine vekilinin sanıklar hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan şikayetçinin 5271 sayılı CMK.un 260.maddesinin 1.fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu anlaşıldığından aynı Yasanın 237/2 maddesi uyarınca şikayetçinin kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların, doğrudan gelir desteği alabilmek amacı ile tarım yapıldığını belirttikleri arazi miktarını fazla beyan ederek 2004-2005-2006 yıllarında Gercüş İlçe Tarım Müdürlüğüne müracaatta bulunup menfaat temin ettikleri iddia olunan olayda, sanıkların ikamet ettikleri Nurlu Köyünden kadastro geçmediği için arazilerin tapu kayıtlarını bulunmadığı, bu nedenle kişi bazında tespit yapılmadığı, arazi bazında yapılan tespitler sonucunda ödenen doğrudan gelir desteklerinin kurumca tespit edilen arazi miktarı ile uyumlu olduğu, keşif tarihi itibariyle taşınmazlarda fiilen tarım yapıldığının bilirkişi raporuyla tespit edildiğinden, üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle beraatlerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.