Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/11912 E. 2012/32940 K. 27.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11912
KARAR NO : 2012/32940
KARAR TARİHİ : 27.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar … ve … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
A) Sanık …’ın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir ancak;
1- 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi.
2- Adli para cezalarının 5083 sayılı kanunun 1.maddesi ile 01/01/2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus aynı kanunun 322.maddesi uyarınca yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
a) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesi uyarınca hükmolunan kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin koşullu salıvermeye kadar uygulanmasına,
b) Hükümdeki “YTL” ibaresinin “TL” olarak değiştirilmesine karar verilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B)Yargıtay CGK.nın 08.06.2010 tarih ve 2010/3-118-139 E-K sayılı ilamında da belirtildiği gibi, çeşitli nedenlerle hükmün içerisinde, birden fazla “cezanın” bulunduğu hallerde, temyiz sınırının belirlenmesi açısından cezaların her birinin miktarına değil, toplam ceza miktarına bakılmasının gerekeceği anlaşılmakla, sanık … hakkında doğrudan tayin olunan adli para cezası ile özgürlüğü bağlayıcı cezadan çevrilen adli para cezasının toplamının 4000 Lira olması nedeniyle, 1412 sayılı CMUK.un 305.maddesi uyarınca hükmün temyizinin olanaklı olması nedeniyle, mahkemenin 17.05.2007 gün ve 2005/1004-2007/266 E-K sayılı değişik … kararının kaldırılması suretiyle, sanık … hakkında tesis edilen 27.04.2007 tarihli esas ilamın yapılan temyiz incelemesinde;
Sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1) Sanık hakkında, sanık …’ın eylemine yardım ettiğinden bahisle 5237 Sayılı TCK.nın 39.maddesi hükümlerine göre cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı halde, sanığa ek savunma hakkı verilmeden, TCK.nın 37.maddesi kapsamında suça iştirak ettiğinden bahisle yokluğunda hüküm kurulması suretiyle 5271 Sayılı CMK.nın 226.maddesine aykırı davranılması,
2) Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3) Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.