YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17851
KARAR NO : 2012/45696
KARAR TARİHİ : 17.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın olay günü 1 adet sahte bileziği, sahteliğini bilerek satmak amacıyla “…e” ticari ünvanlı işyerine gittiği, bileziği tartan şikayetçinin bileziğin emsallerinden eksik gram gelmesi üzerine sahte olduğundan şüphelenerek kolluk kuvvetlerine durumu bildirdiği, böylelikle dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında bileziği sahte olduğunu bilmeden değerinden daha düşük bir fiyata satın aldığını ve sahteliğini anlayamadan mağdura gösterdiğini belirtmesi, mağdurun bileziği eline alır almaz gerçeklerinden daha hafif ve renginin farklı olması nedeniyle sahte olduğunu anlaması, bilirkişinin de, bileziğin hassas kantara bile gerek duyulmaksızın gerçeklerinden çok daha hafif ve renginin açık olması nedeniyle, sahteliğinin uzman bilirkişilerce rahatlıkla anlaşılabileceğini belirtmesi
karşısında; mağdurun denetleme imkanının devam etmesi nedeniyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarından olan hile unsurunun oluşmadığı da gözetilerek, sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bahisle mahkemece sanık hakkında kurulan beraat kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.