Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/4777 E. 2022/1669 K. 07.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4777
KARAR NO : 2022/1669
KARAR TARİHİ : 07.03.2022

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Dava Tarihi : 22/10/2008
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 8.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28/05/2020 tarih, 2017/453 Esas, 2020/228 sayılı ilamına ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen karar; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir.
Bu kapsamda Dairemizin 21.05.2018 tarih, 2017/12458 Esas, 2018/5723 Karar sayılı bozma ilamından sonra yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda direnme kararı verilmiş ve önceki uygulama aynen benimsenmiş ise de; 07.03.2017 tarih, 2016/476 Esas, 2017/45 Karar sayılı hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurulmasından dolayı yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, hükmü temyizen inceleme görevinin Dairemize ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
Davacıya ait telefon konuşmalarının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2008 tarih, 2007/1536 soruşturma, 2008/968 Esas ve 20087623 sayılı İddianame ekinde kullanıldığı gerekçesi ile soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarının eylemleri nedeniyle 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden yasal faizi ile ödenmesi talebinde yerel mahkemece, dava ile hiçbir ilgisi bulunmayan özel sohbet niteliğinde çeşitli değerlendirmeleri içeren telefon görüşme tutanaklarının davacı hakkında alınmış herhangi bir dinleme kararı bulunmadığı ve davacının da düzenlenen iddianamede taraf olmadığı halde kamuoyunda hakkında yanlış intiba yaratılarak sanki bu dava ile bir bağlantısı varmış gibi kamuoyu oluşmasına sebebiyet verdikleri gerekçesi 8.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinde;
Bozma ilamı üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin, davanın reddi gerektiğine, karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, tazminat konu olayın cereyan tarzı ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.