Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13609 E. 2021/12971 K. 27.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13609
KARAR NO : 2021/12971
KARAR TARİHİ : 27.12.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili ve davacı … ile … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar … tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, çekişmeli 510 parsel sayılı taşınmaza tespitte uygulanan 16.11.1950 tarih ve 176 sıra numaralı tapu kaydı ve tesisinden itibaren tüm tedavülleri, çekişmeli tüm taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle taraf tanıkları ve üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla keşif yapılması ve bu keşif sırasında 510 ve 636 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan 16.11.1950 tarihli 138 ve 176 sıra numaralı tapu kayıtları uygulanıp kapsamlarının yöntemince belirlenmesi, 636 parsel sayılı taşınmaza komşu 805 parsel sayılı taşınmazın kadim mera olup olmadığının araştırılması, komşu 805 parselin kadim mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde tapu kayıt miktar fazlasının meradan kazanılamayacağı hususunun önemle gözetilmesi, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutlar için taraflara tanık dinletme imkanının sağlanması, bilirkişi ve tanıklardan tüm taşınmazların ilk maliki, intikali ve tasarrufu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, tüm taşınmazlar yönünden öncesinin mer’a, yaylak veya kışlak olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli 370, 374, 376, 378, 379 ve 581 parsel sayılı taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığının sorulması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi, teknik bilirkişiye 510 ve 636 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan 16.11.1950 tarihli 138 ve 176 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamını belirtir ve keşif takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, üç kişilik uzman ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan tüm taşınmazların niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, her bir taşınmaz yönünden kim tarafından dava edildiği gözetilerek dava açanların talepleri ile bağlı kalınması gerektiği hususunun üzerinde önemle durulması ve bundan sonra 575 parsel sayılı taşınmazın hiçbir davacı tarafından dava konusu edilmediği ve 575 parsel sayılı taşınmazın tutanağının itiraz edilmeyerek kesinleştiğinin göz önünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında Mahkemece, eldeki davada hüküm kurulan parseller dışındaki parseller tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydı yapılmış ve yargılamaya elde kalan parseller üzerinden devam olunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, temyize konu 345 parsel hakkında davacı …’ın davasının, temyize konu 636 parsel hakkında davacı …’ın davasının reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline; temyize konu 371, 373, 374, 375 parseller hakkında davacı …’ın davasının reddine, davacı …’ın davasının kabulüne; temyize konu 511, 565, 577, 581 parseller hakkında davacı …’ın davasının kabulüne, taşınmazların … murisleri … ve … mirasçıları adına hükümde gösterilen paylarla kayıt ve tesciline, önceki tutanakların iptaline; temyize konu edilmeyen 372 parsel hakkında davacı …’ın davasının reddine, davacı …’ın ise usulüne uygun dava açmadığı ve davaya müdahil de olmadığı anlaşıldığından bu parsel için karar verilmesine yer olmadığına, parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davacı … ile … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacı … ile … vekilinin çekişmeli 345 ve 636 parsel sayılı taşınmazlar ile davalı Hazine vekilinin dava konusu 510 ve 565 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı … ile … vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı Hazine vekilinin dava konusu 371, 373, 374, 375, 577 ve 581 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece, anılan temyize konu taşınmazlar üzerinde davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
a) Çekişmeli 371, 375, 577 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; bozma ilamı öncesinde 371 parselin Yaşar Borazan adına, 375 parselin davacı … adına ve 577 parselin ise davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş ve davacı … bu hükmü temyiz etmemiş olup, böylelikle anılan parseller yönünden kurulan ret hükmü kesinleşmiştir. Bu nedenle evvelce haklarında verilen hüküm temyiz edilmeyerek kesinleşen 371, 375 ve 577 parsel sayılı taşınmazlar hakkında davacı …’ın davası yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup anılan parseller yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
b) Davalı Hazine vekilinin 373, 374 ve 581 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; bir taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanılabilmesi için, öncelikle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olması, bundan sonra da 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17. maddeleri uyarınca, emek ve para harcanmak suretiyle imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunludur. Somut olayda; ziraatçi bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan raporda, taşınmazlar üzerinde kullanım olmadığı, çekişmeli taşınmazların mera olduğu, üzerinde geven bitkilerinin bulunduğu belirtilmiş olup, rapora ekli fotoğraflardan da taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, mahalli bilirkişi ve tanıkların, teknik raporlarla çelişen, soyut beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, dava konusu taşınmazlar üzerinde, davacı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle kabul kararı verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden anılan parseller yönünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı … ile … vekilinin çekişmeli 345 ve 636 parsel sayılı taşınmazlar ile davalı Hazine vekilinin çekişmeli 510 ve 565 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun hükmün 345, 510, 565 ve 636 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ONANMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin çekişmeli 371, 375, 577, 373, 374 ve 581 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelen temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 371, 375, 577, 373, 374 ve 581 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince … ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 14,90 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığın, 27.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.