Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/19087 E. 2012/5391 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19087
KARAR NO : 2012/5391
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı Davalının … İli, … Mevkii, 4 pafta, 29 ada, 6 parselde kain 70 m2 yüzölçümlü taşınmazına, 1/2’er oranda malik olduklarını ve bu alanda birlikte 30.000 TL nin üzerinde masraf yaparak birlikte bayan kuaförü işlettiklerini, daha sonra ortaklıklarını Kınalıada da açtıkları bayan kuaförü ile devam ettirdiklerini, ancak davalının 2008 yılında Kınalıada’daki taşınmazı boşaltarak buradaki malzemeleri bilgisi dışında aldığını, yine 2008 yılı Eylül ayından itibaren de …da ki dükkana sokulmadığı gibi dükkandaki haklarınının ve ortaklık payının da verilmediğini, Eylül 2008 ayından bu yana buradaki haklarından mahrum edildiğini, ortaklık ilişkisinden kaynaklanan hak ve alacaklarının tespitiyle, davalı tarafından Kınalıada’daki kapattıkları … yerinde bulunan ortaklıkta kullanılan eşyalar üzerindeki hak ve alacakları ve mevcut dükkanın, dekor, fayans, kapı, pencere, döşeme vb. kurulabilmesi için yapılan masraflardan kaynaklanan hak ve alacaklarına karşılık 7500 TL ile, … da yer alan dükkanın masrafları için 15.000 TL, 2008 Eylül ayından 2009 yılının Mayıs ayına kadar mahrum kaldığı …da ki dükkanın karı olarak 20..000 TL olmak üzere, fazlaya dair tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla gerçek alacak tespit edilinceye kadar şimdilik 7.500,00TL ‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, 08/06/2011 tarihli celsede de tarafların birlikte çalışmasının söz konusu olmadığını, davacının alacağının söz konusu olmadığını, davanın uzamaması için bilirkişi raporunda belirtilen 4.750,00-TL ve 300,00-TL toplamı 5.050,00-TL’yi ödemeyi kabul ettiğini beyan etmiştir.
2011/19087 2012/5391
Mahkemece, Davanın kısmen kabulüne, 5.050,00-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının kazanç kaybı ortaklıktan mahrumiyet talebinin ise tarafların işlerine ayrı ayrı devam etmesi ve ispatlanamaması dolayısıyla reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. .
Dosya kapsamına göre; taraflar aralarında bir adi ortaklık ilişkisi mevcut olup bu husus esasen mahkemenin de kabulündedir. BK.nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması, ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Ortaklık sözleşmesinde hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin bu sözleşmedeki hükümlere göre yapılması asıldır. Böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise tasfiyenin bu defa BK.nun 539. maddesindeki sıra takip edilerek yapılması gereklidir. Tasfiye için öncelikle yönetici ortaktan hesap listesi istenmesi, tayin edilecek süre içinde hesap listesinin verilmemesi halinde yönetici ortağın hesap vermekten kaçınmış sayılacağı kabul edilerek, buna göre tasfiye işlemlerinin yapılması gerekirken, dava konusu olayda yapılan masrafların ½ sinin davalıdan tahsiline dair karar verilerek böyle bir usulün izlenmemiş olduğu görülmekte olup, mahkeme hükmünün Borçlar Kanununun adi ortaklığa ilişkin hüküm ve düzenlemelerine aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
O halde açıklanan tüm bu nedenlerle, adi ortaklığın tasfiyesi için mahkemece, öncelikle kurulduğu tarihten itibaren ortaklığın tüm muhasebesi ile ilgili defterler ve bu defterlerin dayanağı olan belge ve faturaların ibrazı sağlanmalı, eldeki değerler belirlenerek bunlar ortaklığın aktifinde dikkate alınmalı, yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan yapılan tüm … ve harcamalara ilişkin bedeller ile, gerekli görülecek diğer hususlar konusunda hesap listesi istenilmeli, hesap listesinin verilmemesi halinde yönetici ortağın hesap vermekten kaçınmış sayılacağı kabul edilmeli, hesap listesinin verilmesi halinde ise, hesapta uyuşmazlık çıktığı takdirde taraflardan delilleri sorularak toplanmalı, bu şekilde belirlenen mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği yine taraflardan sorulmalı, taraflar tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmeli, taraflar tasfiye konusunda anlaşamadıkları takdirde ise, ortaklığa ait tüm gelir gider hesabı çıkarıldıktan, ortaklığın tüm aktif ve pasifi kesin olarak belirlendikten sonra konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla, verilen hesap listesinin, defter ve belgeler ile harcanan bedellerin uyumlu olup olmadığı belirlenerek denetimi sağlanmalı, tasfiyeye esas değerin, karar tarihine en yakın tarih olacağı gözden uzak tutulmamalı, ortaklığın varsa üçüncü kişilere veya kurumlara olan borçları ortaklığın aktifinden mahsup edilmeli, ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslarla, ortaklık için yapmış oldukları masraflar ve vermiş oldukları sermaye iade edildikten sonra ortaklara paylaştırılması gereken miktar belirlenmeli, tasfiye bizzat mahkemece bu şekilde gerçekleştirilmelidir. Açıklanan hususlar dikkate alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı tarafından temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 5.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.