YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17601
KARAR NO : 2012/44812
KARAR TARİHİ : 04.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların müştekinin evine giderek, müştekinin satın almış olduğu çamaşır makinesinden dolayı çekiliş hakkı kazandığını ve çekiliş maliyeti olarak da 870 TL paranın yatırılması gerektiğini söyledikleri, müştekinin de bunun üzerine 1450 Euroyu sanıklara verdiği, ayrıca sanıkların 70 TL daha istedikleri, müştekinin 70 TL’yi de sanıklara verdiği, sanıkların tekrar geleceklerini söyleyerek evden ayrıldıklarını ve bir daha gelmedikleri şeklinde gerçekleşen eylemde, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık müdafiinin diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Mükerrir olan sanığın hakkında TCK 58. Maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayininin yasaya aykırı olması ;
Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hükümde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 157/1.maddesi gereğince verilen 20 adli gün para cezasının 5 gün olarak, 62. maddenin uygulanması ile adli para cezasının 4 güne indirilmesi, aynı yasanın 50.maddesine göre sonuç adli para cezasının 80 TL’ye indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.