YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67251
KARAR NO : 2012/8024
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
Dolandırıcılık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 62, 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 16.660,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına, denetim süresi içerisinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 231/8 fıkrasının c bendinde belirlenen yükümlülüğü (1 yıl süre ile haftada 8 saati geçmemek kaydı ile ağaç dikme işlerinde çalıştırılmasına) yerine getirmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüğe aykırı davranılması halinde mahkumiyet hükmünün açıklanmasına dair Kazan Asliye Ceza Mahkemesinin 31/07/2009 tarihli ve 2008/265 esas, 2009/271 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/06/2011 gün ve 2011/6957/30597 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2011 gün ve 2011/215505 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09/06/2009 tarihli ve 2009/5644 esas, 2009/13118 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8. maddesinin alt bentlerinde denetimli serbestlik tedbiri olarak sanıklara yüklenecek yükümlülükler,
a)Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b)Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c)Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,
Şeklinde belirlenmiş olup, bunların dışında Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini de kısıtlayacak şekilde, ağaç dikme işleminin yılın her zamanı mümkün olmadığından, yükümlülüğün her hafta yerine getirilmesinde imkânsızlık bulunduğu gibi, sanıklar hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa muhalif olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde, görüldüğünden, (KAZAN) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 31.07.2009 gün ve 2008/265 esas 2009/271 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA bozma uygulamaya yönelik olduğundan aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince hükümde yer alan “ 1 yıl süre ile haftada 8 saati geçmemek kaydı ile ağaç dikme işlerinde çalıştırılmasına” ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılmasına, 5271 sayılı Yasanın 231.maddesinin 8.fıkra (c)bendi uyarınca sanığın, takdiren 1 yıl süreyle içkili yerlere gitmekten yasaklanmasına, infazın bu tedbir üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.