YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/551
KARAR NO : 2022/2102
KARAR TARİHİ : 16.03.2022
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, İmar kirliliğine neden olma
Hüküm : 2863 Sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar hakkında;Beraat
İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık …hakkında; Hüküm kurulmasına yer olmadığı
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm ile imar kirliliğine neden olma suçundan sanık … hakkında verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar, katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Katılan … vekili ile katılan … Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık … hakkında verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin kararın CMK’nın 223/1. maddesinde belirtilen hüküm türleri arasında yer almaması sebebiyle temyiz kabiliyetinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; dosyanın anılan suç yönünden incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II- Katılan … Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince:
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; katılan … Büyükşehir Belediye Başkanlığının 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, katılan … Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
III- Katılan … vekilinin, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise:
Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, sanık …’nın savunmasının alındığı 30/10/2012 tarihli sorgu olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK’nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının isteme uygun olarak DÜŞMESİNE; 17/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.