Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20247 E. 2013/4616 K. 13.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20247
KARAR NO : 2013/4616
KARAR TARİHİ : 13.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın hazır bulunduğu oturumda katılma taleplerine karşı itirazda bulunmadığı gibi esasa ilişkin beyanda da bulunduğu görülmekle, sonuca etkili olmadığından, sanığa diyecekleri sorulmadan katılma kararı verilmek suretiyle CMK’nın 238/3 maddesine muhalefet edilmesi nedeniyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;sanığın,kendisini emekli polis memuru olarak tanıtıp Ordu Emniyet Müdürlüğünde komiser olan katılan …’i tanıdığını bu nedenle katılanlar …’i emniyet müdürlüğünde sigortalı işe aldırabileceğini söyleyerek katılanlar … ve …’dan farklı tarihlerde olmak üzere toplam 150 TL aldığı anlaşıldığından ,eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin olunmasına karşılık adli para cezası belirlenirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan “5237 sayılı TCK’nın 158/1, 43/2, 168/1, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 33 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20 TL’den olmak üzere 660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine “5237 sayılı TCK’nın 158/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 43/2.maddesi gereğince cezasından 1/4 oranında artırım yapılarak sanığın 6 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 168/1.maddesi gereğince cezasından 2/3 oranında indirim yapılarak sanığın 2 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 2 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20 TL’den olmak üzere sonuç olarak 40 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına”, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.