YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19933
KARAR NO : 2013/4091
KARAR TARİHİ : 06.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılanın oğlu Yasin’nin askerde olduğunu bilerek, yanına gelip Yasin’e 250 TL borcunun olduğunu, ödemek istediğini ancak üzerinde Türk parasının olmadığını, tedavülde olmayan ve bir değeri de bulunmayan 10.000 manat Türkmenistan parasını değerinin 1000 TL olduğunu söyleyip katılandan 750 TL para alması şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak,
Suçta kullanılan adli emanetin 2008/172 sırasında kayıtlı tedavülde olmayan banknotun 5237 sayılı TCK’nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken delil olarak saklanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, delil olarak saklanmasına ilişkin bölümün çıkarılıp yerine, “Adli emanetin 2008/172 sırasında kayıtlı tedavülde olmayan banknotun 5237 sayılı TCK’nun 54. maddesi gereğince müsaderesine” denilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/03/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.