Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14274 E. 2012/44860 K. 05.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14274
KARAR NO : 2012/44860
KARAR TARİHİ : 05.12.2012

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’nın 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/1. maddeleri uyarınca 6.360,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair … 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 18/10/2010 tarihli ve 2010/1078-886 sayılı karar aleyhine Yüksek … Bakanlığınca verilen 24/05/2012 gün ve 2011/8999/30798 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2012 gün ve 2012/145034 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; istinabe yoluyla Demirci Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/99 talimat sayısına kayden 30/09/2010 tarihli oturumda savunması alınan sanık …’nın dava konusu çeki kendisinin keşide etmediğini, … isimli kişi tarafından imzası taklit edilmek suretiyle 3. kişilere verildiğini beyan etmesi ve hükümlüden alınan imza örnekleri ile suça konu çekteki imza ve muhatap banka şubesinden gönderilen imza sirkülerindeki imza örnekleri arasında gözle görülür bir farklılık bulunması karşısında, çek aslı getirtilerek çekteki imzanın sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği gözetilmeksizin ve kararın dayanağı olarak, yeterli ve yasal gerekçe karar yerinde gösterilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 03.02.2012 tarih ve 28193 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6273 sayılı “Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”la 5941 sayılı “Çek Kanunu”nda değişiklikler yapılmış olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin mahkemesince yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden … 3. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 18.10.2010 gün ve 2010/1078 esas 2010/886 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.