YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13226
KARAR NO : 2017/11317
KARAR TARİHİ : 21.09.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün Cmhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı … vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin nüfus kayıtlarında gerçek babası … ile babalık bağının bulunmadığını, soyadı baki kalmak kaydıyla nüfus kayıtlarının baba hanesine taşınmasını istemiş, mahkemece davanın kabülüne karar verilmiş; hüküm, Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, nüfus kaydının baba yönünden düzeltilmesi istemine ilişkindir. Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır.
1-Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerinden olup bunlar dava şartıdır (HMK m.114/1-d). Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölenin taraf ehliyeti sona ereceğinden, bu kişinin veya kural olarak vekilinin davaya devam etmesi mümkün bulunmadığından sadece ölenin mirasçıları tarafından (dava konusunun ölenin malvarlığına ilişkin olması ve dava sonunda verilecek kararın olumlu veya olumsuz bir şekilde mirasçıların haklarını etkilemesi durumunda) davaya devam edilebilir.
6100 sayılı HMKnun 55. maddesi gereğince, taraflardan birinin ölümü halinde diğerinin istemiyle hakim, davanın takibi için bir kayyım tayin edebilir. Taraf ehliyeti dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece re’sen nazara alınması gereken bir olgudur ve temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın mahkemece re’sen gözetilmesi gereklidir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı …’in 04.05.2014 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, dava dilekçesi ve duruşma gününün adı geçenin bütün mirasçılarına yöntemince tebliğ edilerek, davacı sıfatıyla davayı takip etmeleri için kendilerine imkan tanınması ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Esasa göre de, baba olduğu iddia edilen …’ın mezarının tespiti ile fethi kabir yapılarak DNA incelemesine esas doku ve kemik örnekleri alınması, bu imkanın kullanılamaması halinde davacı ile kardeş olduğu iddia edilen davalılar arasında kardeşlik bağının olduğunu (aynı soydan geldiklerini) kanıtlar nitelikte DNA incelemesi yaptırılması ve alınacak rapor ile toplanan deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMKnun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.