YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17542
KARAR NO : 2012/44806
KARAR TARİHİ : 04.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın mahkumiyet kararına karşı 26/11/2007 günlü eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunması, 5320 sayılı kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nın 311.maddesi hükmüne göre inceleme mercinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğunun anlaşılması karşısında, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2007 gün ve 2007/163-416 sayılı eski hale getirme talebinin kabulüne dair ek karar hukuki değerden yoksun bulunmakla kaldırılarak; 12.09.2007 tarihli mahkumiyet kararı 05.10.2007 tarihinde sanıkla aynı adreste birlikte oturan annesine tebliğ edilmiş ise de; pasaport bilgilerine göre 05.09.2007-27.11.2007 tarihleri arasında Rusya ülkesinde bulunan sanığın temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; gece saat 20.00 sıralarında yolda karşılaştığı katılandan birisiyle görüşmek bahanesiyle cep telefonunu alan sanığın, cep telefonunu aldıktan sonra görüşme yaptığı sırada olay yerine gelen başka bir araca binip aniden kaçtığı sabit olmakla, hırsızlık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
… 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.11.2003 tarih ve 2002/312-733 E/K sayılı 242,336 YTL adli para cezasına ilişkin ilamı kesin nitelikte olmasına rağmen, 1412 sayılı CMUK’nın 305/son maddesi gözetilmeksizin tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerine ilişkin bölümün tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.