Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19480 E. 2013/4154 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19480
KARAR NO : 2013/4154
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; kendisinin ve eşinin Balıkesir’li olmasından dolayı bir vesileyle Dursunbey ilçesine gelen ve burada kalmaya başlayan sanığın; ikamet ettiği zaman süreci içinde sosyal ilişki içinde olduğu kişilere, çevreye kendisini “doktor” sıfatıyla tanıtmaya başladığı, MGK/Stratejik Araştırma Merkezinde (Ankara) doktor olarak çalışırken emeklilik başvurusunda bulunduğunu, işlemlerinin yürüdüğünü, yakında emeklilik ikramiyesini alacağını söyleyip adli amanete alınan bazı evrakı da gerektiğinde ilgililere göstererek, kendisine güven duygulmasını sağladığı bilahere doğrudan sosyal ilişki içinde bulunduğu mağdurlar ve katılanlardan, emekli ikramiyesi yattığında geri ödenmek vaadiyle borç adı altında belli miktarda paraları alarak haksız yarar sağlamaktan ibaret eylemlerinin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamalarında aşağıdaki eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, katılanlardan bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamalarda paralar aldığı savları dosya kapsamından anlaşılmakla; her bir katılan açısından hakkında TCK’nun 43/1.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda delillerin ortaya konulması gerektiğinin nazara alınmaması isabetsizlikleri aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, ihtilafların hukuki nitelik arzettiğine, paraya çevirme-erteleme hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.