Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17802 E. 2012/45665 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17802
KARAR NO : 2012/45665
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ve müdafin 09/05/2007 günlü oturumda hazır olup, müşteki vekilinin katılma hususundaki talebi karşısında görüş beyan etmemeleri karşısında, sonuca etkili olmadığından ayrıca katılmaya karşı diyeceklerinin sorulmasına dair tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; …’ta güvenlik görevlisi olup, hakkında ek takipsizlik kararı verilen … ile bankanın şubelerinde bulunan paraları toplayarak genel merkeze getirmek üzere görevlendirilen sanığın, toplanan paralardan içinde 209.500 TL olan torbayı diğer paraların konulduğu kasaya koymayıp gizleyerek, beraat eden Hacı Söylemez’e verdiği, aracı sokak içine çekip çalışır durumda park ederek ön koltuğa tabancasını bıraktığı, arka tarafa geçip el ve ayaklarını bağlayıp ağzını da koli bandıyla kapatarak imdat diye seslenip olay yerine gelen güvenlik ve banka görevlilerine yağma edildiği süsü vermeye çalıştığı, polisi da arayıp paranın yağma edildiğini bildirmesi soruşturma devam ederken parayı …’den gizleyip kasaya koymayarak kendisinin aldığını ifade ve kabul etmesi şeklinde gerçekleştiği iddia olunan eylemde suç uydurma suçunun oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1-)Güveni kötüye kullanmak suçundan kurulan hükümde; sanığın oluşu kabul edilen eyleminde, özel bankada güvenlik görevlisi olan sanığın 2495 Sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanunun 20. maddesi geriğince “özel güvenlik teşkilatı personeli öngörülen haller dışında, bu kanunda gösterilen görevlerden başka işte çalıştırılamaz” hükmü karşısında, para nakli konusunda banka ile sanık arasında hizmet ilişkisinden söz edilemeyeceğinden eyleminin hırsızlık suçunu oluşturacağı buna göre cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-)5237 Sayılı TCK’nın da cezaların içtimaına dair bir hüküm bulunmadığı gözetilmeden sanığa iki ayrı suçtan verilen cezaların CGTİ hakkındaki kanunun 99/1-101/2 maddeleri uyarınca içtima ettirilmesine karar verilmesi,
3-)Suç uydurma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde, hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, 17/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.