Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20094 E. 2013/4534 K. 12.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20094
KARAR NO : 2013/4534
KARAR TARİHİ : 12.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; demircilik işiyle uğraşan şikayetçi …’ın yanına gidip kendisini “… …” olarak tanıtan sanığın, nohut ekme makinesi yapması için sipariş verdiği, şikayetçinin makineyi imal ettikten sonra sanığa teslim ettiği, sanığın da “… …” adı ile 1350 TL’lik düzenleme tarihi bulunmayan senet imzalayarak şikayetçiye verdiği, 23.02.2006 tarihli ekspertiz raporuna göre senetteki yazıların sanığın eli mahsulü olduğu, sanığın daha sonra bulunamadığı ve şikayetçinin araştırması sonucu kendisini … … olarak tanınan kişinin sanık … olduğunun tespit edildiği sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirdiği kabul edilen sanığa 5237 Sayılı TCK’nın 212/1. maddesi gereği özel belgede sahtecilik suçundan da ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, eylemin bir bütün halinde dolandırıcılık suçu olarak kabulü ile eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün” ve “1.200 YTL” (60 gün X 20 TL = 1.200 YTL) adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılaak yerine, sırasıyla “5 gün” ve (5 gün X 20 TL = 100 TL) “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.