YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11268
KARAR NO : 2022/2415
KARAR TARİHİ : 28.03.2022
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının maddi tazminat isteminin kabulüyle 1.250,00TL maddi, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüyle 1.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının maddi tazminat talebinin kabulüne; manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında, ”Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” olan dava türünün yazılmaması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/421 Esas – 2015/391 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak ve kamu malına zarar vermek suçlarından 03.11.2014 – 31.12.2014 tarihleri arasında 58 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünü 07.10.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 1.250 TL maddi, 1.500 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece duruşma açılıp, davanın maddi tazminat talebi açısından kabulüyle 1.250 TL maddi, manevi tazminat açısından ise kısmen kabulüyle 1.500 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 02.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedildiği anlaşılmakla;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nasafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması temyiz eden sıfatına göre bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
Davacının tazminat için işletilecek faizin başlangıç tarihi olarak tutuklama tarihi olan 03.11.2014 tarihini talep etmiş olmasına karşılık gözaltı tarihi olan 02.11.2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, faiz başlangıcı olarak 1. ve 2. bentlerde yazan “gözaltı tarihi olan 02.11.2014” ibarelerinin yerine; “tutuklama tarihi olan 03.11.2014” ibarelerinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün; DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.