Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/19220 E. 2012/5219 K. 01.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19220
KARAR NO : 2012/5219
KARAR TARİHİ : 01.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı … komisyoncusu, davalının maliki olduğu dairenin satılması için aracılık sözleşmesi imzalandığını, alıcı bulduklarını, ancak davalının sözleşmeye aykırı davranarak taşınmazı kendilerinin bulduğu alıcıya kendilerinden habersiz olarak sattığını, sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince ödemeyi taahhüt ettiği komisyon bedeli ve cezai şart bedelini ödemesi gerekirken ödeme yapmadığını, yapılan icra takibine de itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, 22.02.2010 tarihli sözleşmenin 5.6 maddesinin aleyhine kullanılmasını önlemek için sözleşmeye ek madde konulduğunu, buna göre davacı tarafça dairenin gösterildiği 3.kişilerden yer gösterme formu tanzim edilip imza karşılığında kendisine verilmesinin kararlaştırıldığını, zira sözleşme süresinden sonra taşınmazın kendisince satılması durumunda aracı şirket tarafından, yer gösterimi yapılmamış kişilere dahi dairenin kendisince satılması durumunda her zaman talepte bulunulabileceğini, nitekim dairenin kendisince sözleşme süresinden sonra satıldığını ve satın alan kişinin de davacı şirket tarafından yer gösterme formu tanzim edilip imza karşılığı teslim edilen bir kişi olmadığını, bu nedenle komisyon bedeli ve tazminat talep etmenin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalının 7.500 TL komisyon ücretine yönelik itirazının iptali ile takibin bu 2011/19220-2012/5219
miktar üzerinde devamına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında aktedilen 22.2.2010 tarihli aracılık hizmet sözleşmesinin 5.6 maddesi, “müşteri, sözleşme süresi boyunca veya sürenin sona ermesinden itibaren 90 gün içerisinde,…’un temsil ettiği, bulduğu, kendisine gönderdiği, tanıştırdığı kişi veya kuruluşlarla…’un onayı olmadan taşınmaza ilişkin satış veya satış vaadi, kiralama işlemi yapmamaya peşinen beyan, kabul ve taahhüt eder.”, 5.7 maddesi de “…müşteri (…) maddelerdeki taahhütlerini yerine getirmemesi halinde…’a üçüncü maddede taşınmazın satış bedeli olarak belirtilen meblağın %6 sına denk düşen 15.000 TL cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder…” hükmünü ihtiva etmektedir. Sözleşme konusu taşınmaz davalı tarafından 3.bir kişiye 4.6.2010 tarihinde sözleşmenin sona ermesinden itibaren 90 gün içinde satıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda davacı, ancak sözleşmedeki cezai şartı talep edebilir. Ne var ki, davalının savunmasında da bildirdiği şekilde, sözleşmede “…… aş. yer gösterme formu tanzim edilen alıcı adaylarına ait formları sözleşme süresi dahilinde müşteri …’a fotokopi olarak imza karşılığı teslim edecektir.” ek madde hükmü mevcuttur. Davacı taraf, bu ek maddeye karşı çıkmadığı gibi, ek madde hükmüne göre daireyi satın alan dava dışı …a daireyi gösterdiğine ilişkin tutanağı davalıya teslim ettiğini ispat edememiştir. Öyle olunca, sözleşmenin bu ek maddesi hükmünü yerine getirmeyen davacı tellal hiçbir talepte bulunamaz. Mahkemece, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 111,40 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 01.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.