YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8061
KARAR NO : 2022/2291
KARAR TARİHİ : 01.03.2022
Mahkeme : GAZİANTEP 5. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın 22/05/2015 tarihli celsede “Eksiklikler giderilsin, bundan sonraki duruşmalara da gelmek istemiyorum.” dediği görülmekle tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1) 18/12/2014 tarihli tutanakta bahsi geçen 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/1939 sayılı arama kararı, 24/12/2014 tarihli dava açılmasının ertelenmesi kararı, 17/02/2015 tarihli dava açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılması kararı ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa usulüne uygun tebliğ edildiğine dair belgenin dosya içerisinde bulunmadığı görülmekle Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/65355 soruşturma numaralı dosyasının eksiksiz şekilde aslı ya da onaylı örneğinin dosya içinde ve UYAP sisteminde denetime açık bir şekilde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Suç tarihinden önce 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı uyarınca tabi tutulduğu tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
a) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun’la değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise; 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”, karar verilmesi,
b) Sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun’la değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararının denetim süresi içinde işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun’la değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise; bu suç nedeniyle 6545 sayılı Yasa ile değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanık hakkında 6545 sayılı Yasa ile değişik TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen dava açma şartlarının gerçekleştiğinin sabit görülmesi halinde yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesi hükümleri çerçevesinde bir karar verilmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3) Kabule göre de; sanığın 18/12/2014 tarihli eylemi nedeni ile 24/12/2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, kararın sanığa tebliğ edildiğine ilişkin dosyada ve UYAP’ta tebliğ mazbatasına rastlanmadığı, sanığın 02/08/2014 tarihli eylemi nedeni ile de 18/12/2014 tarihli eyleme ilişkin soruşturma dosyasında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği gerekçesi ile 16/01/2015 tarihinde doğrudan iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı ancak 21/01/2015 tarihinde suçun 24/12/2014 tarihinden önce işlenmesi nedeniyle dava şartı gerçekleşmediği gerekçesi ile iddianamenin iadesine karar verildiği, bu kapsamda 17/02/2015 tarihinde 24/12/2014 tarihli dava açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılmasına karar verilerek soruşturma dosyasının 02/08/2014 tarihli suça ilişkin 2015/4191 soruşturma numaralı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği ve her iki eylem nedeni ile sanık hakkında 19/02/2015 tarihinde iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı anlaşılmakla;
Sanık hakkında 18/12/2014 tarihli eylem nedeniyle, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik TCK’nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, sanığın 02/08/2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminin sözü edilen 24/12/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden gerçekleştiği anlaşılmakla, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediği için, henüz erteleme süresi başlamadığından, sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/4. maddesindeki kamu davasının açılması şartlarının gerçekleşmemesi nedeniyle kamu davasının durmasına karar verilmesi ve kararın infazının devamı için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 01/03/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.