YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19847
KARAR NO : 2013/4095
KARAR TARİHİ : 06.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 Sayılı TCK’nın 158.maddesinin 1.fıkrası (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olduğu durumlarda, tespit olunacak temel günün, suçtan elde olunan haksız menfaatinin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52.maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, mahkemenin de aynı şekilde haksız menfaatin iki katına kadar temel günü belirleyip, bu sayı üzerinden eksiltmeyi yaparak bir gün karşlığını da 20 TL takdir edip sonuç adli para cezasını belirlemesi nedeniyle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın işlerinin kötü gitmesi nedeniyle sahte kimlik cüzdanı ile katılan bankadan kredi çekerek bankayı 43.618.07 TL zarara uğrattığı iddiası ile açılan davada, dolandırıcılık suçu sabit olduğundan mahkumiyetine, sahte nüfus cüzdanının elde edilememesi nedeniyle iğfal kabiliyeti haiz olup olmadığı saptanamadığından resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; o yer Cumhuriyet Savcısının ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06/03/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.