Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/6251 E. 2012/637 K. 19.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6251
KARAR NO : 2012/637
KARAR TARİHİ : 19.01.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 28.01.2008 tarihinde davalı …’den … plaka sayılı aracı 126.400 TL bedelle satın aldığını, kullanım sürecinde bir takım sıkıntılar meydana gelmesi üzerine yapılan araştırmada aracın trafik kazası geçirdiği ve pert olduğunu sigorta şirketi veya satılan kişi tarafından onarılarak yeniden trafiğe çıkarıldığını öğrendiğini aracın ayıplı değeri ile ayıpsız değeri arasındaki fark olan 50.000,00.TL’nin satın alma tarihi olan 28.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacının, davalıdan satın aldığı aracın daha önceden kaza yapmış pert araçlardan olduğunu, yani ayıplı olduğunu en geç servis faturası ile 5.9.2008 tarihinde öğrendiği dosya kapsamı ile sabittir. Borçlar Kanununun 198. maddesi hükmüne göre, alıcı satın aldığı malı örf ve adete göre imkan bulur bulmaz muayene etmekle yükümlü olup, bir ayıp gördüğünde zaman bunu derhal satıcıya ihbar etmesi lazımdır. Bunu ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Adi bir muayene ile meydana çıkarılamıyacak bir ayıp sonradan çıkarsa bunu da derhal satıcıya haber vermelidir. Aksi takdirde satılanı bu ayıplı hali ile kabul etmiş sayılır. Davacı 5.9.2008 tarihinde öğrendiği gizli ayıbı 17.12.2008 tarihli ihtar ile davalıya bildirmiştir. Davacı gizli ayıp nedeniyle derhal satıcılara ihbarda bulunmamakla satılanı, yukarıda açıklanan kanun hükmü gereği kabul etmiştir. Mahkemece, açıklanan hususlar göz önünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.