Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/12727 E. 2012/639 K. 19.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12727
KARAR NO : 2012/639
KARAR TARİHİ : 19.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesipit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından aleyhine … İcra Müdürlüğünün 2010/11990 esas sayılı takip dosyası ile ‘adi kiraya ve hasılat kirasına ilişkin’ takip başlattığını, takibin her nasılsa kesinleştiğini, davalı ile sözlü ya da yazılı bir kira ilişkisi bulunmadığını, söz konusu kira alacağı talep edilen mecurda kiralayan ‘… San. Tic. Ltd. Şti’ ile yazılı kira sözleşmesi bulunduğunu, halen sözleşmenin de yürürlükte bulunduğunu, kiralayan şahsın tüzel kişi olup davalının böyle bir takip yapmakta ehliyetinin olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, davacının ileri sürdüğü sözleşmede kiralayan olarak şirket adı belirtilmişse de gerçek şahıs olarak taşınmazın maliki ve şirketin yetkilisi olduğunu, ayrıca davacı ile kira bedelleri hususunda da 10.2.2005 tarihli sözleşmenin aktedildiğini, bu protokole göre kiralayanın gerçek kişi kendisi olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı tarafından aleyhine ödenmeyen kira bedellerine ilişkin takip yapıldığını, davalının kiralayan sıfatını haiz olmadığını, kira sözleşmesini dava dışı şirket ile akdettiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine ilişkin eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, taraflar arasında imzalanan 1.6.1998 tarihli kira kontratında kiralayanın … San. Tic. Ltd. Şti. ve kiracının da ‘… – …’ olduğu, kiralayanın şirket olmasına rağmen davanın ‘…’ adına açıldığı, davalı ile davacı arasında hukuki bir ilişki bulunmadığı ve davalının dava konusu olayda hukuki sıfatı bulunmadığından davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Davaya konu icra takibinin, ödenmeyen kira bedelleri dayanak gösterilerek davalı ‘…’ tarafından davacı-takip borçlusu ‘…’ aleyhine yapıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Öyle olunca, davacının bu davayı açmakta hukuki menfaati mevcut olup davalıya husumet düşer. Mahkemece, işin esasına girilerek hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.