Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15702 E. 2012/45630 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15702
KARAR NO : 2012/45630
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’ın yokluğunda verilen ve 06/07/2009 tarihinde tebliğ edilen ve infazına başlanması nedeniyle 09/04/2010 tarihinde de haberdar olduğu hükmü, yasal temyiz süresinden sonra 09/07/2012 tarihli dilekçe ile temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında temyiz isteminin 5320 Sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nın 317.maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık … hakkında kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verilerek yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;katılan …’in keşidecisi olarak görüldüğü, 03/03/2007 tarihinde …’in … yerinde çalınarak sahte olarak düzenlenen 30/05/2007 tarih ve 11.000. TL bedelli çekin müşteki …’e … ve Sanık … tarafından ciro edilerek, …’in borcu karşılığında birlikte verilmek suretiyle atılı dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının işlendiği, iddiasıyla açılan kamu davasında sanığın dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine karar verilmiş ise de,sanık …’in beyanında …’e 10.000 Tl borcu olup …’dan ise 18.500 lira alacaklı olup suça konu çeki bu alacağına mahsuben … ‘ten aldığını ve …’e ciro ederek verdiğini söylemesi, yapılan bilirkişi incelemesinde çek üzerindeki keşideci imzası ön yüzdeki yazıların ve 1. ciro imzasının … ‘e ait olduğunun tespit edilmesi, yine … ‘in çeki düzenlenmiş ve cirolu olarak …’e verdiğini kabul etmesi,
müşteki …’in de çeki …’in borcu karşılığında … ‘in verdiğine ve …’in ciro ettiğine dair anlatımı karşısında; sanık …’in kendisine düzenlenmiş ve ciro edilerek verilen çeki … ‘in sahte olarak düzenlemiş bulunduğunu bildiğine dair ve suç kastı ile bu sanıkla birlikte hareket ettiğine ilişkin cezalandırılmasına yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde her iki suçtan da mahkumiyetine karar verilmesi.
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.