YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16963
KARAR NO : 2012/42331
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeni ile Emniyeti Suistimal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olan sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, tezgahtar olarak yanında çalıştığı katılanın … yerinden aldığı altınları başka kuyumcuya sattığı olayda hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da anlatıldığı gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 100 gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesine aykırı davranılması,
2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 99.maddesinin “hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar” hükmünü içerdiği gözetilmeden, aynı cins para cezalarının toplanarak karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılması gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK.nun 155/2. maddesi uyarınca kurulan hükümde yer olan 100 gün adli para cezasının 5 gün olarak tayin edilmesi ve aynı yasanın 50.maddesine göre sonuç adli para cezasının 100 TL’ye indirilmesi, hüküm fıkrasından “sanığa verilen adli para cezalarının 5237 sayılı yasanın 52/2 maddesi gereği beher günlüğü takdiren 20 YTL den hesap edilmek suretiyle sanığın neticeden 9.300 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına” kısmının çıkartılarak hükmün üçüncü fıkrasının devamına 5237 sayılı yasanın 52/2 maddesi gereğince günlüğü takdiren 20 TL den hesap lanmak suretiyle neticeden 7300 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına”, bu fıkradan sonra gelmek üzere “5237 sayılı yasanın 52/2 maddesi gereğince sanık hakkında doğrudan hükmedilen 100 tam gün karşılığı adli para cezasının, günlüğü takdiren 20 TL den hesaplanmak suretiyle neticeden 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.