Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/12929 E. 2012/576 K. 19.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12929
KARAR NO : 2012/576
KARAR TARİHİ : 19.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile imzaladıkları 12.4.2009 tarihli adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesi ile davalının maliki ve zilyedi olduğunu iddia ettiği … Beldesi …Mahallesinde bulunan taşınmazı 8.000TL bedelle satın aldığını, bedelini ödediğini, davalının zilyetliği ve mülkiyeti devretmediğini, edimini yerine getirmediği gibi ihtara rağmen satış bedelini de iade etmediğini ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere 8.000TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin konusunun tapusuz taşınmaz zilyetliğinin devri olup sözleşmenin geçerli olduğunu, davacının başka bir taşınmaz satın aldığı için parayı geri almak istediğini, zilyetliği devrettiğini, davacının taşınmazın çevresine demir çit çektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, satışa konu taşınmaz tapuda kayıtlı olmayıp, tapusuz taşınmazların haricen satışının geçerli olduğu, taraflar arasında düzenlenen satış sözleşmesindeki satıcının bu yerden feragat ettiğine ilişkin beyanının zilyetliğin devri anlamına geldiği, taraflar arasındaki harici satış sözleşmesinin geçerli olduğu, bu nedenle satış bedelinin geri verilmesinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş;hüküm,,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında taşınmaz satışı hususunda 12.4.2009 tarihinde harici sözleşme düzenlendiği çekişmesizdir. Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen 22.2.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre sözleşmeye ve davaya konu taşınmazın ilk tesis kadastrosu sırasında 22.7.1956 tarihinde yapılan 13 pafta ile 8.7.1956 tarihinde yapılan 14 paftada 307 ve 312 parsellerin kuzeyinde tescil harici bırakılan fundalık alan olarak belirtilen yerde kaldığı tespit edilmiş olup mahkemece taşınmazın özel mülkiyete konu olan yer olup olmadığı hususu üzerinde durulmamıştır. Öyle olunca mahkemece, dava konusu taşınmaz başında keşif yapılarak taşınmazın özel mülke konu olup olamayacağı saptandıktan sonra özel mülke konu olabilir durumda ise sözleşme geçerli kabul edilerek şimdiki gibi, özel mülke konu olamayacak nitelikte ise sözleşme geçersiz kabul edilerek oluşacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.