Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/14405 E. 2012/477 K. 18.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14405
KARAR NO : 2012/477
KARAR TARİHİ : 18.01.2012

… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.7.2010 tarih ve 230-293 sayılı hükmün Dairenin 24.3.2011 tarih ve 14417-4507 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, dava dışı üçüncü şahıstan satın aldığı ancak trafik kaydını üzerine almadığı … plakalı otomobili 1997 yılı 8 – 9 aylarında dava dışı … A.Ş.’ nin ortak ve yetkililerinden olan davalının aracılığıyla amcası …’ a 53.000. Marka sattığını, araç kaydının üzerinde olmaması nedeniyle devri … etmek için ödeme ve tanzim tarihi, alacak miktarı boş olan bir senedi yediemin olarak davalıya verdiğini, 1997 yılı Aralık ayında bu aracın devrini satın alan …’ in oğlu …’ a devretmesine ve bonoyu davalıdan istemesine rağmen davalının önce senedin evde olduğunu arkasından da yırttığını söyleyerek iade etmediğini, 2009 yılı içinde de davalının bu senedi 15.01.2007 tanzim ve 15.04.2007 vade tarihi ile 25.000.00.TL bedelli olarak doldurarak dava dışı … A.Ş.’ den de ciro ederek 25.000.00.TL asıl alacak ve işlemiş faizi ile birlikte 38.687.50.TL’ nın tahsili için hakkında haksız olarak icra takibi yaptığını, davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce onanmış, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Davalı hakkında … Sulh Ceza Mahkemesi’ nde açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan açılan ceza davasında verilen kararın halen kesinleşmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Hukuk hâkimi B.K.’ nun 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile bağlı değildir. Ancak mahkumiyet ve tesbit edilen maddi olgularla bağlıdır. Mahkemece ceza davasının sonucu verilecek karar beklenerek, ayrıca davalının ceza dosyasında verdiği ifadeler ile takibe konu senet ve dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilerek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken, zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 24.03.2011 tarih ve 2010/14417 Esas 2011/4507 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, 18.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.