YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14925
KARAR NO : 2012/44802
KARAR TARİHİ : 04.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanla araç satımı hususunda 18.000 TL’ye anlaşma sağlayan sanığın, 12.000 TL nakit parayı aldıktan sonra, aracın sahibi olan ve onun adına satış yaptığını bildirdiği dayısından vekalet alacağını söyleyip aracı da katılanda bırakarak yanından ayrıldığı, daha sonra başka bir araçla katılanın yanına gelip, sattığı aracın bagajında bu araca ait lastiklerin olduğunu söyleyerek katılanla beraber servise gittikleri, sanığın serviste bulunduğu bir sırada bir anlık boşluktan faydalanarak suça konu aracı alıp ortadan kaybolduğu sabit olmakla, dolandırıclık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 04.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.