Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8135 E. 2013/11808 K. 25.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8135
KARAR NO : 2013/11808
KARAR TARİHİ : 25.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; açık cezaevinde hükümlü olan sanığın, izinli geldiğinde eşinin katılanla birlikte yaşadığını öğrenip yaşadığı kızgınlıkla katılan ait traktör ve motosikleti benzin dökerek yaktığı ve bu şekilde mala zarar verme suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.03.2013 gün ve 2012/2-1500 esas 2013/95 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; mükerrir olan sanık hakkında TCK’nın 58/3. maddesi
gereğince hapis cezasının zorunlu bir şekilde temel ceza olarak belirlendiği halde TCK’nın 50 maddesinde yazılı olan adli para cezası da dahil diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine yasal bir engel bulunmadığı gözetilmeden; “tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğundan” bahisle yeterli olmayan gerekçeyle kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2-Sanığın soruşturma sırasındaki beyanında eşinin katılanla birlikte yaşaması nedeniyle atılı suçu işlediğini beyan etmesi ve kovuşturma aşamasında da kolluk beyanını tekrar etmesi, katılanın da sanıkla aralarında husumet bulunduğunu beyan etmesi karşısında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.