Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8173 E. 2013/11918 K. 26.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8173
KARAR NO : 2013/11918
KARAR TARİHİ : 26.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’un daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede,
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanık … ile katılan arasında, mal alım satımından … anlaşmazlık nedeniyle çıkan tartışma sırasında, sanıkların, katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları ve katılanın motorsikletine de tekme ile vurarak zarar verdikleri anlaşılmakla, eylemlerinin mala zarar verme ve yaralama suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık … hakkında “yaralama” suçlarından kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında “mala zarar verme” suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kısa kararda, mala zarar verme suçundan sanıkların neticeten 2.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra, hüküm ile ilgisi bulunmayan “TCK 62.maddesi gereğince sanığın iyi hali lehine değerlendirilmekle cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek 7 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına” şeklinde paragrafa yer verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’ün temyiz itirazları bu gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde “TCK 62.maddesi gereğince sanığın iyi hali lehine değerlendirilmekle cezası takdiren 1/6 oranında indirilerek 7 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına” ilişkin parağrafların hüküm fıkrasından tamamen çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında “yaralama” ve “mala zarar verme” suçlarından kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın suçlamaları kabul etmemesi ve katılanın yargılama sırasında kendisini yaralayan ve motorsikletine zarar verenlerin sanık … ve yanındaki kişiler olduğunu beyan etmesi ve dosya içerisinde usulüne uygun teşhis işleminin yaptırılmaması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, katılan ile sanığın aynı ortamda bulundurularak yüzleştirme işlemi yapılması, bunun mümkün olmaması halinde sanığın teşhise yarar çektirilecek fotoğrafları üzerinden usulüne uygun teşhis işlemi yapılarak, katılanı yaralayan ve motorsikletine zarar verenin sanık olup olmadığının kesin olarak teşhis ettirilmesinden sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kabule görede;
1-5271 sayılı CMK’nın 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı, sanığın sabıkasız olduğunun anlaşılması, yaralama suçundan dosyaya yansıyan, katılan tarafından ileri sürülmüş ve belgelendirilmiş giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar bulunup bulunmadığının katılandan sorulup bir saptama yapılmadan ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sanığın işlemiş olduğu yaralama eyleminden dolayı “zarar giderilmediği” biçimindeki yetersiz gerekçe ile CMK’nın 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Kısa kararda, mala zarar verme suçundan sanığın neticeten 2.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra, hüküm ile ilgisi bulunmayan “TCK 62 maddesi gereğince sanığın iyi hali lehine değerlendirilmekle cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek 7 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına” şeklinde paragrafa yer verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.