YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14457
KARAR NO : 2012/1172
KARAR TARİHİ : 26.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının hiçbir belgeye dayanmadan kendisi aleyhine … İcra Müdürlüğünün 2006/1239 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını,davalıya borcu olmadığını ileri sürerek, icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini istemiştir.
Davalı,oğlu …’ın davacının akrabası olan diğer takip borçlusu …’ndan faizle borç para aldığını,teminat olarak oğlunun 5159 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini devraldığını,kendisinin bu durumu öğrenmesinden sonra taşınmazı geri alabilmek için davacının yönlendirmesi ile davacının banka hesabına 17.11.2003 tarihinde 3.250 TL., 19.08.2003 tarihinde 3.500TL. havale gönderdiğini,ayrıca 5.000TL. elden ödeme yaptığını,taşınmazı geri alamadığını,bu nedenle sebepsiz zenginleşme söz konusu olduğundan kendisinin de ödediği paraları geri alabilmek için takip başlattığını,davacı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığını, ödeme yapması için neden bulunmadığını, ticari ilişki var ise davacı tarafın ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının takip Dosyasında davalıya 5.000TL asıl alacak ve 373,56 TL. işlemiş faiz borcunun bulunmadığının tespitine,asıl alacaktan 6.750TL. ve işlemiş faizden 547,77 TL. fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm,taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davalının 17.11.2003 tarihli dekontla 3.250TL, 18.8.2003 tarihli dekontla 3.500TL olmak üzere toplam 6.750TL
parayı davacının banka hesabına havale yaptığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davacı,bu paranın kendi alacağının ödenmesine ilişkin bir ödeme olduğunu belirtmiştir.Davacının bu iddiası gerekçeli inkardır.Havale,kural olarak bir borç ödeme vasıtasıdır.Dekontlarda başka amaçla havale yapıldığına ilişkin bir açıklama da bulunmadığına göre ispat külfeti davalıdadır.Öyle olunca mahkemece açıklanan bu ilkeler ışığında işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile ispat külfeti ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.