Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20171 E. 2013/4380 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20171
KARAR NO : 2013/4380
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nin, … Merkezi’nde personel çalışma belgesi olmaksızın iç hastalıkları uzmanı olarak görev yaptığı süre içerisinde, aynı kurumda tam zamanlı olarak çalışan … …’in kaşesini kullanmak suretiyle Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan sağlık yardımı alan kişileri muayene ederek tahlil, tetkik ve değişik işlemler istediği, … Merkezi’nin sahibi ve müdürü olan sanık …’ın da, sanık …’in personel çalışma belgesi olmadığını bildiği halde çalışmasını sağlayarak, SGK’dan haksız olarak 6.296,12 TL’yi tahsil edip kurumu zarara uğrattıklarının iddia edildiği olayda; iç hastalıkları uzmanı olduğu konusunda ihtilaf bulunmayan sanık …’nin, çalıştığı dönemde aynı kurumda yine iç hastalıkları uzmanı olarak çalışan …’in rahatsızlığı nedeniyle tıp merkezine gelememesi üzerine onun yerine baktığı, 12.03.2007 tarihinde çalışma izni için müracaatta bulunmasına rağmen, işlemlerinin uzun sürmesi nedeniyle acil durumda olan hastaların muayene işleriyle ilgilenmek zorunda kaldığı, öte yandan, … Başkanlığı’nca düzenlenen 22.03.2007 tarihli personel çalışma belgesinin 27.03.2007 günü sanığa tebliğ de edildiği, ayrıca reçetelerin kaşelenme işleminin sekreterlik tarafından yapıldığı gözetilerek, sanıkların üzerlerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 11.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.